6 Aralık 2010 Pazartesi

seni arıyorum....

hayatımın anlamı,
düşlerimdeki adam,
28 yıldır beklediğim ve yanlış insanda bulmaya çalıştığım
kızımın gözleri kadar temiz
akarsu kadar berrak,
görmeden seve seve beklediğim,
seni arıyorum nerdesin.
ankaranın dumanlı havasında seni arıyorum,
şimdi arıyorum,
soğuk kış gününde,
yosun tutmuş gözlerle,
seni arıyorum hayatımın anlamı olan adam. seni arıyorum hayatımın anlamı.....

15 Kasım 2010 Pazartesi

Bir yüzük değilmiş insanın yüreğini mühürleyen
mühürlü yüreğe yüzük ne gerek
tertemiz bir aşk
el değmemiş,
kirlenmemiş bir aşk
yasak, saklı değil
onurlu insanın aşkı,
beni ayakta tutan.
öyle bir aşk ki bu

29 Eylül 2010 Çarşamba

ÖLMEDİM BEN HALA YAŞIYORUM

önümde hüzünden arda kalan günler
aradığım bir duvar sadece
sımsıcak etrafımı saran
gözleriyle ısıtan beni
korunaklı güvenli
aşk kokan sevgi kokan
herşeyden önce beni anlayan bir adam....
korkuyorum gelmezsin diye
korkuyorum sevmezsin diye
inan kaybettiklerimde hiçç gözüm yok!!!
korkum sensizlikte....
gözlerin anlar mı beni söylesene!
yüreğin dinler mi?
belkide sadece hayallerdesin
ama umudumsun
hayalimsin herşeyden önce
evet sevgili öldüremediler umut dolu kalbimi
yok edemediler beni
çok ağır yaralarla çıktım ben bu savaşlardan
ama hala inatla atıyor kalbim....

24 Haziran 2010 Perşembe

yalnızım sesimin yankısını duyacak kadar kimsesiz
elimden kayanları tutamayacak kadar çaresizzzzz

2 Haziran 2010 Çarşamba

Bir güz mevsimi yaprakları gibiyim.
sarardı mevsimsiz hayallerim
soldu ümitlerim
tükenmez sevgilerim.

mevsimsiz açmamın etkisi varmıydı
varolmadan solmama.
yoksa çokmu soyutladım
kendimi dünyadan

28 Mayıs 2010 Cuma

sen&ben

leylan olmak istiyorum senin
her gittiğin ülkede aramalı gözlerin beni
öksüz olmalısın bensiz heryerde
sesim kulaklarında
tadım dudaklarında kalmalı.
yalnızlık sarmalamalı bensiz benliğini
yitik sevdalarda bulamamalısın sen beni.
nefesin olmalıyım kimi zaman
bensiz yaşayamamalısın.
neşe katmalıyım dünyana
huzur vermeliyim
gözlerine yansımalı varlığım
bir sır perdesi gibi
sessizce girmeliyim ruhunun derinliklerine.
duymamalı kimse sevdamızı
sessiz çığlıklar atmalı gönlümüzdeki kanaryalar :))

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Çok mu erken geldim hayata
yoksa geçmi kaldım zamana
hangi tarihte kaybettim seni
yada hangi kayıp tarih etti beni
nerdesin eyy yalnızlığımın ilacı
neredesin dertlerimin dermanı.

6 Mayıs 2010 Perşembe

HAYAT






Hayat;
Seni kaç kişinin aradığı,kiminle çıktığın,çıkıyor olduğun
veya çıkacağın demek de değildir.
Kimi öptüğün,hangi sporu yaptığın,
kimlerin seni sevdiği de değildir.
Hayat, ayakkabıların,saçın,derinin rengi de değildir.
Nerede yaşadığın veya hangi okula gittiğin de değildir.
Aslında hayat; notlar,para,giysiler,
girmeyi başardığın ya da başaramadığın okullar da değildir.
Hayat;
Kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir.
Kendin için neler hissettiğindir.
Güven ,mutluluk,şefkattir.
Arkadaşlarına destek olmak ve nefretin yerine sevgiyi koymaktır.
Hayat;
Kıskançlığı yenmek,önemsemeyi öğrenmek ve güven geliştirmektir.
Ne dediğin ve ne demek istediğindir.
İnsanların sahip olduklarını değil,kendilerini olduğu gibi görmektir.
Her şeyden önemlisi hayatı,başkalarının hayatını olumlu yönde
etkilemek için kullanmayı seçmektir.
İşte hayat bu seçimden ibarettir.
İnsanların en acizi dost edinemeyen,
ondan daha acizi ise dost kaybedendir. 

24 Nisan 2010 Cumartesi

SENNN

Biliyormusun seni gördüğüm andan beridir sanki yıllardır tanıyorum,
sanki sabah aynı evden çıkmışız da akşam yanına dönecekmişim gibi hissediyorum,
yabancı değilmişiz seninle
yıllardır yanımdasın sanki,
sadece küçücük bir ayrılıktı
yada zamansız bir vuslat.
hep başucumdaydı sanki resmin
sabahları uyanır uyanmaz gördüğüm
kimsin, nesin, nerden geldin bilmiyorum
ama inan bana seni yıllardır tanıyorum...
adını koyamadım bu hislerin
belki en iyi dostumsun bu hayatta
yada sadece yolumun kesiştiği bir yabancı
zamansız mıydı gelişin bu karmaşalığa
yoksa tam zamanında mı geldin beni kurtarmaya.
öyle yalnızım ki yolcu
yalnızlığımı anlatmaya kelimelerim yetmiyor.
koca dünya bir tarafta ben bir taraftayım sanki
hoş geldin dünyama umarım en iyi arkadaşım, sırdaşım olursun
umarım her ayağım sendelediğinde elimi tutan gözyaşımı silen olursun
yalnızlığıma ilaç, hayatıma neşe getirirsin umarım.
yada çekip gidersin belki. bilmiyorum
insanın rızkı nerdeyse mutlaka çekip getirirmiş,
hiçbirşey için ısrarcı değilim artık,
korkuyorum yalanlardan
ihanetlerden korkuyorum
bir liman arıyorum ben yolcu
içimde biriken sevgiyi bırakacağım
etrafını yeşerteceğim bir liman
benimmm diyebileceğim ve asla başkasının olmayacak bir liman
emek hatta yürek vereceğim, prenseslerime cennet olacak bir liman,
İSTEMEM SONUNDA GÖZYAŞI OLAN BAŞLANGIÇLARI...
huzur olacak benim limanımda
cennet görecek uzaktan bakan
neşe bazen gözyaşı ama bitmeyen umutlar olmalı.
eş dost akraba herkese yer olmalı soframızda
güneş açmalı dünyamıza
ve açan güneşin altında işte yaşıyoruzzz biz burdayız demeliyiz hayata
yalın ayak koşmalıyız toprakta
çocuk olmalıyız bazen
bazen yaşlı
bazende genç her yaşı yaşamalıyız
tatmadığım özlem duyduğum duygular var benim
ahh dediğim hasretler:(
bir papatya dünyanın en mutlu kadını yapar beni
dünyam kocaman ama ufacıktır bazen
parada pulda gözüm olmadı hiç
bir çift göz ölümüne sevsin beni yeter,
saygı isterim birde
benimde fikirlerim var
çocuksu olurum bazen elimde değil
büyümüyor içimdeki küçük kız
saçlarımı okşamanı isterim
dizlerinde uyumak
çok sevgi isterim hemde çokk
ama on katı severim
bazen bunalırsın belki sevgimden
bende dünyaya yetecek kadar sevgi var
ellerimden tutarmısın bilmem
o zaman gözlerime bakarsan göreceksin
içimdeki beni.
kimseye kötü düşünmem
hep bundan kaybettim ben..
fırtınalar eser bazen içimde
çocuk olmak isterim senle
koşmak
gülmek
doyasıya yaşamak.
ben bu zaman insanından farklıyım
altın istemem
ev istemem
para istemem
ama bir çift küpe isterim içimde kalan
birde arada piknik:) çok olmazsa tabii
misafir ağırlamak isterim evimde
ramazanlarda davet vermek
bir sürü misafir ama
taraf ayrımı istemem soframda
kim gelirse
bizimm misafirimiz olmalı
biz olmak isterim
biz diyebilmek
bayramlarda bayram havası isterim evimizde
evimiz olabilmeli ev dedikleri beton
yuva olmalı taş yığını.....
BAHAR GELMELİ GÖNLÜMÜZE.

Değer sahibi bir arkadaşım göndermiş alın bir de bunu okuyun;) arkadaşım sana armağan olsun...



Kadın dediğin güzel olacak arkadaş.
Şöyle savurdu mu eteğini, ruhun rüzgarına kayacak. Bacakların, ayakların,
bilekten bağlı ayakkabıya tutunan parmakların, seyrine doyamayacaksın.
Bakımlı olacak kadın dediğin. Saçları ipek , topukları pembe, boynu ince,
salındı mı kuğu gibi zarif olacak ve zarifliğinin ortasında bir hanımefendi barındıracak.
Güzel olacak ama kaşı, gözü, bacağı, sözü doğru, ruhu aydınlık olacak,
güzelliği komple olacak. Korkmayacaksın gecenin bir vakti sol cenapta yüzünü
gördüğünde. Yeni bir kabus gibi yaşamayacaksın gerçeği de. Güzel olacak ama,
aklını evde tutacak kadar da akıllı.... Seni elinin tersiyle değil, avucunun
içiyle kavrayacak... Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkası tutamaz beni
böyle. Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek
küçük kurtçuklarla. Sıradan ve kabullenir yaşamanın ne demek olduğunu
sindirmiş olacak içine.

Asla şatafat düşkünü olmayacak. Doğum günlerinde bir sıcacık öpücüğün
yerini, tek taş bir De Beears'ın alamayacağını algılayacak kadar doygun
olacak. Hatırlaman yetecek özel günleri, pahalı bir hediyeyle savuşturmadan.
Sadeliğin içinde farkedilir olabilmeyi, gösterişli kıyafetle bir
tutmayacak. Duruşu, oturuşu, yürüyüşü abartılı değil, basit hiç değil,
sadelikten oluşacak. Kendini süs bebeği gibi ortaya atıp, fingirdeşmeyecek
başkalarıyla. Ekonomiden, politikadan, milli maçlardan ve kültürel
olaylardan haberi olacak. Bizi kim yönetir, nasıl yönetir, demokrasi,
monarşi, oligarşi nedir bilecek, saf hatun numarasıyla cahilliğini
güzelliğiyle örtmeye yeltenmeyecek. Gezip, eğlenmesini bildiği kadar, pazar
parasını kozmetiğe yatırmaması gerektiğini, domatesin, ekmeğin, soğanın,
kıymanın kaç para olduğunu bilecek. Cak cak telefonda konuşup, niye böyle
fatura geldi hayret tribine girmeyecek. Eşini dostunu kollayacak ama içi
vıcık vıcık dedikodu yumağının içinde kaybolmayacak.

Marka düşkünü, moda düşkünü olmayacak kesinlikle...Takip edecek ancak
yakışanı seçecek. Sökük, paça boyu, fermuar dikmeyi bilecek, herseferinde
terzi aranmayacak pırnık pırnık. Elinden her iş gelecek. Marifetlerini
sadece seni elde ederken değil, seni elde tutarken de gösterecek ve tüm
bunlar içinden gelecek içinden, göstermelik olmayacak.

Adamın siniri bozmayacak, tepesini attırmayacak, cinleri başına
toplamayacak, körolası dilini gerektiğinde yutacak... Çarşı pazar görmesini,
sana don kilot almasını, gömlek ayakkabı numaranı bilecek... ve zevki seni
giydirecek kadar yerinde olacak, kendisini giydirmeyi bildiği gibi.

Orada burada dedikodu yapmayacak, laf taşımayacak, ayıkla pirincin taşını
durumlarına sokmayacak. Ortalık yerde kahkahalarıyla sebepsiz çınlamayacak.
Dekoltenin dozunu kaçırmayacak ama sıkı sıkıya da kendini ambalajlamayacak.
Açık saçık olan elbisesi değil, sana olan ilgisi olacak ve bunu
gösterebilecek medeniyeti...


Onu bir kediyi sever gibi seveceksin yanıbaşında ve huzurla... Öyle
'çağırdım, gelmedin, geç kaldın, aramadın, sormadın, kiminleydin, hesap ver'
yapmayacak. Sana yüreğiyle güvenecek, inançlarıyla sokulacak. Bilmem kimin
sözüne aldırmayacak, asla arkadaşlarının arkasından konuşmayacak, hele küfür
hiç etmeyecek. Sınırını zorlamayacak , salya sümük ağlamayacak, kıytırık
nedenlerden hır gür çıkarmayacak. Sözü dinlenir, anlaşılır olacak. Bir
hatayı allayıp pullayıp abartmayacak.

Gömleklerini o ütüleyecek ve o gömleğe hangi pantolon yakışır bilecek. Ama
hayatı giyim kuşam üstüne kurulmayacak. Uyum ve uyumsuzluk nedir bilecek.
Bir kere, topuklu ayakkabıyla spor ayakkabının ayrımını yapabilecek arkadaş.
Dağa çıkarken rugan ayakkabı giymeyecek. 'Of yoruldum, beni ara, beni al,
beni bul, bunu isterim' değil, 'sence de uygunsa, yanındayım, ben gelirim,
merak etme' olacak lügatında. Tereciye tere satmayacak yani. Hissettiğiyle
yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum
derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek ve arkandan laf
söyletmeyecek....



Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. Bir
gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru
taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek, hanım sultan olup sözünü
geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küsmeyecek,
süründürmeyecek. Kadın dediğin ayıp nedir bilecek.

Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek. Seni öyle bir tutacak ki
arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her
tartışmada ayrılalım tehtidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna
dokunmayacak...

Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürsüz yemeklerle işi
olmayacak. şöyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı
konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak herşeyden
önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri . Yahut pahalı parfümlerin sindiği,
süslü püslü boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir
kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram
kadın kokacak kadın dediğin.

Kadın dediğin güzel olacak ama eli yüzü düzgünden çok öte birşey. Zeki
olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini
katmasını da... Paranın gücünü bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de
paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna
terketmeyecek. Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan
çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek ,üstüne sevgili
edinmeyecek.

Sarışın, renkli gözlü, uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan
fasarya... Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir, olacak.
Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı
olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak...

Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından,
dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi
yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden,
tehtidkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmayacak.
Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak sana
rol yapmayacak. Komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmayacak. Bir şeyi
çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak.

En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır
gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne
toprağa... Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip
sevişmesini de şehvetle. Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi
de, anaya babaya hürmet etmeyi de...

Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek.
Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle , sınırlamayacak. Hem
sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın
huzurla... Bileceksin ki evde 'O' kadın tarafından beklenmenin zevkini
hiçbir zevk yaşatamaz sana...

23 Nisan 2010 Cuma

ERKEK DEDİĞİN;

ERKEK DEDİĞİN
Seni Elinin Tersiyle değil Avucunun İçiyle Kavrayacak.
Bileceksin Ki Emin Ellerdeyim,
Başkası Tutamaz Elimi Böyle.
Rahat Olacaksın Yanında,
Çok Konuşmayacak, Beynini Didiklemeyecek.
İnce Olacak; Seni Senin Kadar Düşünecek.

Erkek Dediğin, Sen Onu Merak Ettiğinde
Kendisine Hesap Soruluyor Havalarına Girmeyecek.
Senin İnceliğine Karşı Umursamaz Sözler Sarf Etmeyecek.

Erkek Dediğin, Kadının Sinirini Bozmayacak,
Cinlerini Tepesine Çıkarmayacak, Sanki Sen Onun İçin Varmışsın
Her Ne Zaman İstese Emrine Amadeymişsin, O Ne Yaparsa Yapsın
Her İstediğinde Yanında Elinin Altında Olacakmışsın Tiplerine Girmeyecek.

Erkek Dediğin, Sen Ona Sevgini Hissettirdiğinde,
Sen Ona Kayıtsız Şartsız Asıkmışsın Gibi Havalara Girmeyecek.

Erkek Dediğin İlgi Gördüğünde İlgiyle,
Sevgi Gördüğünde Sevgiyle Karşılık Verecek.Kaynakwh:

Erkek Dediğin, Sen Onun İçin Kendine Baktığında,
Sırf Ona Daha Güzel Görünmek İçin Giyinip Kuşandığında
Hiçbir Şey Olmamış Gibi Davranmayacak.

Erkek Dediğin, Ruhunu Okşamasını Bilecek.
Romantik Olacak Kimi Gün Habersizce Kucağında
Çiçeklerle Çıkıp Gelecek.
Özel Günleri Unutmayı Marifet Sanmayacak.

Erkek Dediğin, Kayıtsız Olmayacak Senin Bütün Zarafetine Karşı.
Gerçekten Seven Bir Kadın Sevgi Ve İlgi Bekler,
Erkeğine Verdiği Aşkın Karşılığında Küçük Bir Tatlı Söz,
Kısa Bir Mesaj, Bir Çağrı Bile Onu Mutlu Edebilir.

Erkek Dediğin Bütün Bunları Cebinden Para Harcıyormuş Gibi
Cimrilikle Yapmayacak.

Erkek Dediğin, Ben Aranmayı, Çok Aramayı Sevmem Demeyecek.

Erkek Dediğin, Her Şey Kendi İstediği Gibi Olsun İstemeyecek.
Sadece Kendi Caninin İstemesine Bağlamayacak Her Şeyi.

Erkek Dediğinin, Hissettiğiyle Yaptığı Şey Arasında Uçurum Olmayacak.

Erkek Dediğin, Cesur Olacak Cesur.
Seni Seviyorum Derken Korkmayacak,
Başka Şeylerin Arkasına Gizlenmeyecek.
Seviyorum Deyip Bir Sonraki Perdede Kaçmayacak,
Özlüyorum Diyorsa Gelecek, Kaybetmek İstemiyorum Diyorsa Kaybetmeyecek.

Erkek Dediğin Aşkına Sahip Çıkacak.
Korkak Olmaz Erkek Dediğin.

Erkek Dediğin İyi Sevişecek. Koyun Gibi Yatmayacak,
Bir An Önce Su İs Bitse Demeyecek.
Aşksız Yatmayacak Yatağa Ve
Sen Bunu Bileceksin.
Bir Baba Şefkatiyle Seni Alnından Öptüğünde Bileceksin Ki
Sevgisi Geçici Ve Zayıf Değildir.

Erkek Dediğin, Ve Sevgiyle Öptüğünde
Dudaklarından Bileceksin Ki Opusun Tek Sebebi Şehvet Değildir.

Erkek Dediğin Aldatmayacak. Aldatmak Basitliktir.
Seviyorum Diyorsa Aldatmaz Erkek Dediğin.

Aldatıyorsa Sevmiyor Demektir.

Erkek Dediğin Yakışıklı Olacak, Çekici Olacak Ama
Bundan Çok Daha Öte Bir Şey...

Erkek Dediğin, Zeki Olacak. Kadının Küçük Yalanlara,
Bahanelere İnanmayacağını, Kendisini Kendi Gibi Tanıdığını Bilecek.
Kadının Zekasını Küçümsemeyecek Kadar Zeki Olacak.Kaynakwh:
Zeki Olacak, Seni Bir Hamur Gibi Karmasını Bilecek, O Hamura Kendisini Katmasınıda.

Erkek Dediğin, Değerlerini Bir Anlık Hevesler Uğruna Satmayacak.
Namussuzluğunu, Ahlaksızlığını Ancak Ve Ancak Seninle Yataktayken
Kullanacak.
Yan Gözle Hatun Kesmeyecek, Üstüne Sevgili Edinmeyecek.

Erkek Dediğin Önce Sevecek. Kendini Sevmeyen Erkekten
Kimseye Hayır Gelmez.
Bir Bakarsın Ki Yıllar Sonra Bu Adamla
Ne Yatağa Sığıyorsun, Ne Toprağa...
Koluna Girip Gezmesini Bileceksin Gururla Koynuna Alıp Sevişmesini De.

Erkek Dediğin, Babalığını Da Bilecek, Ana-Babaya Hürmet Etmeyi,
Kadir Kıymet Bilmeyi, Vefakarlığı, Fedakarlığı. ..

Erkek Dediğin Seni Koruyacak,Kuşatacak .
O Nerede Olursa Olsun Seni Koruyacağını Bileceksin.

Pısırık Olmayacak Erkek Dediğin.

Erkek Dediğin Erkek Olacak Güzelim.
Seni Sadece Sen Olduğun İçin Sevecek.
Parayla Pulla, Kariyerle, Güçle, Kimin Ne Dediğiyle Hareket Etmeyecek.
Hem Sevgilin, Hem Arkadasın Olacak . 

Seni Elinin Tersiyle değil Avucunun İçiyle Kavrayacak.
Bileceksin Ki Emin Ellerdeyim,
Başkası Tutamaz Elimi Böyle.
Rahat Olacaksın Yanında,
Çok Konuşmayacak, Beynini Didiklemeyecek.
İnce Olacak; Seni Senin Kadar Düşünecek.

Erkek Dediğin, Sen Onu Merak Ettiğinde
Kendisine Hesap Soruluyor Havalarına Girmeyecek.
Senin İnceliğine Karşı Umursamaz Sözler Sarf Etmeyecek.

Erkek Dediğin, Kadının Sinirini Bozmayacak,
Cinlerini Tepesine Çıkarmayacak, Sanki Sen Onun İçin Varmışsın
Her Ne Zaman İstese Emrine Amadeymişsin, O Ne Yaparsa Yapsın
Her İstediğinde Yanında Elinin Altında Olacakmışsın Tiplerine Girmeyecek.

Erkek Dediğin, Sen Ona Sevgini Hissettirdiğinde,
Sen Ona Kayıtsız Şartsız Asıkmışsın Gibi Havalara Girmeyecek.

Erkek Dediğin İlgi Gördüğünde İlgiyle,
Sevgi Gördüğünde Sevgiyle Karşılık Verecek.Kaynakwh:

Erkek Dediğin, Sen Onun İçin Kendine Baktığında,
Sırf Ona Daha Güzel Görünmek İçin Giyinip Kuşandığında
Hiçbir Şey Olmamış Gibi Davranmayacak.

Erkek Dediğin, Ruhunu Okşamasını Bilecek.
Romantik Olacak Kimi Gün Habersizce Kucağında
Çiçeklerle Çıkıp Gelecek.
Özel Günleri Unutmayı Marifet Sanmayacak.

Erkek Dediğin, Kayıtsız Olmayacak Senin Bütün Zarafetine Karşı.
Gerçekten Seven Bir Kadın Sevgi Ve İlgi Bekler,
Erkeğine Verdiği Aşkın Karşılığında Küçük Bir Tatlı Söz,
Kısa Bir Mesaj, Bir Çağrı Bile Onu Mutlu Edebilir.

Erkek Dediğin Bütün Bunları Cebinden Para Harcıyormuş Gibi
Cimrilikle Yapmayacak.

Erkek Dediğin, Ben Aranmayı, Çok Aramayı Sevmem Demeyecek.

Erkek Dediğin, Her Şey Kendi İstediği Gibi Olsun İstemeyecek.
Sadece Kendi Caninin İstemesine Bağlamayacak Her Şeyi.

Erkek Dediğinin, Hissettiğiyle Yaptığı Şey Arasında Uçurum Olmayacak.

Erkek Dediğin, Cesur Olacak Cesur.
Seni Seviyorum Derken Korkmayacak,
Başka Şeylerin Arkasına Gizlenmeyecek.
Seviyorum Deyip Bir Sonraki Perdede Kaçmayacak,
Özlüyorum Diyorsa Gelecek, Kaybetmek İstemiyorum Diyorsa Kaybetmeyecek.

Erkek Dediğin Aşkına Sahip Çıkacak.
Korkak Olmaz Erkek Dediğin.

Erkek Dediğin İyi Sevişecek. Koyun Gibi Yatmayacak,
Bir An Önce Su İs Bitse Demeyecek.
Aşksız Yatmayacak Yatağa Ve
Sen Bunu Bileceksin.
Bir Baba Şefkatiyle Seni Alnından Öptüğünde Bileceksin Ki
Sevgisi Geçici Ve Zayıf Değildir.

Erkek Dediğin, Ve Sevgiyle Öptüğünde
Dudaklarından Bileceksin Ki Opusun Tek Sebebi Şehvet Değildir.

Erkek Dediğin Aldatmayacak. Aldatmak Basitliktir.
Seviyorum Diyorsa Aldatmaz Erkek Dediğin.

Aldatıyorsa Sevmiyor Demektir.

Erkek Dediğin Yakışıklı Olacak, Çekici Olacak Ama
Bundan Çok Daha Öte Bir Şey...

Erkek Dediğin, Zeki Olacak. Kadının Küçük Yalanlara,
Bahanelere İnanmayacağını, Kendisini Kendi Gibi Tanıdığını Bilecek.
Kadının Zekasını Küçümsemeyecek Kadar Zeki Olacak.Kaynakwh:
Zeki Olacak, Seni Bir Hamur Gibi Karmasını Bilecek, O Hamura Kendisini Katmasınıda.

Erkek Dediğin, Değerlerini Bir Anlık Hevesler Uğruna Satmayacak.
Namussuzluğunu, Ahlaksızlığını Ancak Ve Ancak Seninle Yataktayken
Kullanacak.
Yan Gözle Hatun Kesmeyecek, Üstüne Sevgili Edinmeyecek.

Erkek Dediğin Önce Sevecek. Kendini Sevmeyen Erkekten
Kimseye Hayır Gelmez.
Bir Bakarsın Ki Yıllar Sonra Bu Adamla
Ne Yatağa Sığıyorsun, Ne Toprağa...
Koluna Girip Gezmesini Bileceksin Gururla Koynuna Alıp Sevişmesini De.

Erkek Dediğin, Babalığını Da Bilecek, Ana-Babaya Hürmet Etmeyi,
Kadir Kıymet Bilmeyi, Vefakarlığı, Fedakarlığı. ..

Erkek Dediğin Seni Koruyacak,Kuşatacak .
O Nerede Olursa Olsun Seni Koruyacağını Bileceksin.

Pısırık Olmayacak Erkek Dediğin.

Erkek Dediğin Erkek Olacak Güzelim.
Seni Sadece Sen Olduğun İçin Sevecek.
Parayla Pulla, Kariyerle, Güçle, Kimin Ne Dediğiyle Hareket Etmeyecek.
Hem Sevgilin, Hem Arkadasın Olacak . 

22 Nisan 2010 Perşembe

SEVMEKTEN VAZGEÇTİM.....




Peki bir kadın sevdiği kişiden ne zaman ve nasıl vazgeçer sizce? Bir kadının her şeyi ve tüm duygularını ardında bırakıp gitmesi hiç kolay değildir aslında! Kadınlar ilişkilerine ve sevdiklerine çok daha fazla bağlıdır. Sonuna kadar savaşır bir kadın aşkı ve erkeği için, her türlü fedakârlığı yapar. Çoğu zaman karşılık göremese de sevmeye devam eder. İçi acısa da, yüreği sızlasa da sevmekten vazgeçmez. Karşısındakine sevme güvenini o kadar hissettirmiştir ki, erkek kendinden emindir. Ne yaparsa yapsın kadının kendisini her daim seveceğini düşünür. Ama işte bu noktada yanılır. Bilmediği bir şey vardır kadınlar hakkında. O da bir kadının kendisine yapılan her şeyi biriktirdiği ve unutmadığıdır. Bir anda olmaz bu karar veriş, günün birinde tüm duygularını da yanına alıp çeker gider kadın usulca erkeğin hayatından! Nereye mi? Kendisine sevgiyle açılmış gerçek bir aşka tabii ki…



SEVMEKTEN NE ZAMAN VAZGEÇTİ GÜL BAKALIM?

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak
olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere
gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
Tablolarımda artik kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim.

BENCİL OLDUĞUN İÇİN VAZGEÇTİM!!
Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.

Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini
anladım. Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.
Bir erkek vazgeçmek istiyorsa tek bir neden yeterlidir ama biz kadınlar sevgimiz için mücadele ederiz,
çünkü biz kadınlar elimizdekiyle yetinmesini
ve mutlu olmasını biliriz.
Eğer sizin için mücadele edecek, sizi bir
kadının hak ettiği değerle süsleyecek, sizi hayatına dâhil edebilecek ve
gözlerinizin içine bakıp SENİ SEVİYORUM diyebilecek bir erkeğiniz varsa
dünyanın en şanslı kadınısınızdır demektir.

20 Nisan 2010 Salı

Yine ben yeni ben :)))


bu haftasonum mükemmel geçti :))) ayyyy çok mutluyum. hayatımda ilk defa uçurtma uçurdum. tek başıma hemde taaa gökyüzüne kadar ;) eskiden gözümde büyütürdüm. abimler uçururdu bende arada tutardım ama ilk defa kendi başıma denedim. şimdi bu yazıyı okuyanlar bu çocukta kim diyecekler içimdeki çocuğu durduramadım ne yapayım. aranızda denemeyenler varsa mutlaka denesin. ben birdaha yapcam çünkü. kırları doğayı köyü bahçeleri çok seviyorum. meyvyi dalından koparık yemek, toprağın kokusnu duymak, derenin kenarında piknik yapmak benim yaşam felsefem. köydeydim ve bu huzuru anlatamam keşke imkanım olsada oralarda yaşasam diycem ama alışmışız biz kalabalığa gürültüye belli bir süre sonra sıkabilir. ama her haftasonu köye gitmek uçurtma uçurmak kendi meyve sebzemi yetiştirmek istiyorum :) istediğim çok şey değil sanırım ama metropol de imkansız gibi görünüyor bazen. neyse hayat güzelll yaşamak güzelll. bu arada kızımda koşuşturdu tarlaların içinde çok mutlu oldu. onun mutlu olduğunu görmekse beni 1000 kat daha mutlu etti :) herkese yavrularıyla mutlu huzurlu sağlıklı günler diliyorum...
(bu arada yukardaki resimler benim köyümden ;) )

8 Nisan 2010 Perşembe

İŞTE BİZ KADINLAR ÖZELLİKLE BEN ;)


Bir kadın çocuktur aslında.Çocuk gibi davranmayı sever. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını. Ama hiçbir kadın çocuk muamelesi görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.

Bir kadın güçlüdür aslında.

Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu

görecektir. Ancak kadını gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.

Bir kadın sevgilidir aslında.

İçinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay. kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir. Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise engelleyemedikleri 'acımak' duygusudur.

Bir kadın yalnızdır aslında.

Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi

karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.

Bir kadın çılgındır aslında.

Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. Yaratıcılığının sınırı yoktur. Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz yaratıcılığını. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.


Bir kadın hayattır aslında.

Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek. su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?

Anlıyorsanız ne mutlu size.

Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz.



Hiç bitmeseydi leyla ve mecnunun masalı değil mi. erkek hep sevdiğine sahip çıkar pozisyonda olsaydı, parasızlığa işsizliğe yenilmeseydi sevenler. yada parayı görünce gözü başka leylalara kaymasaydı mecnunların. Geleceğini kazanmak için mecnunlar paralamasaydı yaşamlarını. zamanımızda yaşasaydı leylayla mecnun ne olurdu sizce? karşılaştıkları anda
leyla sorardı : ne mezunusun,
master yaptınmı,
maaşın ne?
evin varmı?
araban ne marka?
 annenlemi oturcaz? :)) ......

mecnun cevap verdikten sonra sorar;
kaç kişiyle çıktın?
daha önce kimseyle öpüştünmü?
Çalışıyorsun değilmi yani bu zamanda geçim zor..
annenlerden uzakta oturabilirmisin?
ailenden miras kalacakmı?
..... ve daha burda sayamayacağım sorular:)

aşk zamana yenilirdi ve onlar efsane olamazdı eminim. neden bu kadar dejenere olduk? kadınlarda erkeklerde sadece maddiyat düşünüyor. evlilik nedir iki silah arkadaşının sırt sırta verim hayat canavarına savaş açmasıdır. neden bu rahatımıza düşkünlük? çokmu korkutuyor yarın bitebilecek hayat bizi? uyanın arkadaşlar artık aramızda ne leylalar ne mecnunlar yokolup gidiyor :(

5 Nisan 2010 Pazartesi

ÖĞRENDİM Kİ....


Öğrendim ki…
Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız.
Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz,
Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.

Öğrendim ki…
Güveni geliştirmek yıllar alıyor,
Yıkmak bir dakika.

Öğrendim ki…
Hayatında nelere sahip olduğun değil
Kiminle olduğun önemli.

Öğrendim ki…
Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün
Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.

Öğrendim ki…
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil
Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.

Öğrendim ki…
İnsanların başına ne geldiği değil
O durumda ne yaptıkları önemli.

Öğrendim ki…
Ne kadar küçük dilimlersen dilimle
Her işin iki yüzü var.

Öğrendim ki…
Olmak istediğim insan olabilmem
Çok vakit alıyor.

Öğrendim ki…
Karşılık vermek
Düşünmekten çok daha basit.

Öğrendim ki…
Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek
Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.

Öğrendim ki…
‘Bittim’ dediğin andan itibaren
Pilinin bitmesine daha çok var.

Öğrendim ki…
Sen tepkilerini kontrol edemezsen
Tepkilerin hayatını kontrol eder.

Öğrendim ki…
Kahraman dediğimiz insanlar
Bir şey yapılması gerektiğinde
Yapılması gerekeni
Şartlar ne olursa olsun yapanlar.

Öğrendim ki…
Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.

Öğrendim ki…
Bazı insanlar sizi çok seviyor
Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.

Öğrendim ki…
Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz
Bazıları hiç karşılık vermiyor.

Öğrendim ki…
Para ucuz bir başarı.

Öğrendim ki…
En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.

Öğrendim ki…
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden
bazıları
Kaldırmak için elini uzatır.

Öğrendim ki…
İki insan aynı şeye bakıp
Tamamen farklı şeyler görebilir.

Öğrendim ki…
Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.

Öğrendim ki…
Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar
Daha uzun yol yürüyor.

Öğrendim ki…
Hiç tanımadığın insanlar,
iki saat içinde,
senin hayatını değiştirir.

Öğrendim ki…
Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.

Öğrendim ki…
Duvarda asılı diplomalar
İnsanı insan yapmaya yetmez.

Öğrendim ki…
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam
yükü o kadar azalır.

Öğrendim ki…
Karşısındakini kırmamak ve inançlarını savunmak
arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

Öğrendim ki…
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!

Öğrendim ki…
Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

Öğrendim ki…
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven
öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil.

Öğrendim ki…
Ne kadar yakın olursa olsunlar
En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
Onları affetmek gerekir.

Öğrendim ki…
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

Öğrendim ki…
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

Öğrendim ki…
Şartlar ve olaylar,
Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.

Öğrendim ki…
İki kişi münakaşa ediyorsa,
Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.

Öğrendim ki…
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

Öğrendim ki…
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun
yıllar sürüyor.

3 Nisan 2010 Cumartesi

çivisi çıkmış dünya

bazen pılımı pırtımı toplayıp marsa yerleşmek istiyorum. eğer marsta hayat varsa eminimki dünyadakinden daha iyidir. evet bıkkınlık geldi artık. yalancı iki yüzlü birbirine tahammülü olmayan dünyalılardan. ben Dünyalı olmaktan çıktım artık. ben Marslıyım :)) Ohh bee. Bu pisliklerle aynı katagoride değerlendirilmek istemiyorum artık. Ben yaptığım iyiliklerde asla karşılık beklemem. ama bu kadarı da fazla. Benim alnımda salakmı yazıyor çok merak ediyorum. Tubişim çok bilmişliğinden kaybediyorsun diyor. ama bilmiyorum. keşke bi dağ köyünde dünyadan habersiz, kocası balıkçı yada ormancı :) bende evde yemek yapardım. ahh ahh. neyse bugün nefret geldi sebebi ise a.ö.f sınavımda oldu. kapalıyım ben, ve İncesu lisesinde girdim sınava. İnsan olmayı bilemeyen varlıklar başımızı açmadan içeri almadı. ve bunu herkesin önünde yapmamızı söylediler. TAVİZ VERDİMMMMM. ve bunu kendi isteğimle yaptım. önce bana bunu yaptıranlardan sonrada kendimden nefret ediyorum. ağladım sınava girerken. Kızımla beni ortada bırakan insan olmayan varlık yüzünden mi yoksa verdiğim tavizdenmi yoksa gerçekten hakettiğimle muamele görememktenmi bilmem. içimde o kadar çok sıkıntılar biriktiki ARANIZDA BİR PSİKOLOG VARSA BANA BAKSIN :(

1 Nisan 2010 Perşembe







evet  tubişim bana yaptığın 1000 i geçti ama neyse mim demişsin al sana mim :))
1-gözlerin kapalı düzgün kaç adım yürüyebilirsin?
7 adım atabildim:)) evet en çok ben attım sanırım he he he 
2-toplu taşım aracında ayakta hiç bir yere dokunmadan kaç dakika durabilirsin
vallahi bizim otobüsler komaçinin bindiği otobüslere benzemediğinden 1 dakika durabildim sonra düşme tehlikesi geçirip bıraktım :)
3-bu satırı okuyunca gozlerini kapat önün de bir su hayal et ve ona işaret parmağınla dokun sonra gözlerini aç ve ne hissettiğini yaz
suyu hissettim ama o suda seni boğduğumu daha çok hissettim tubişim ;)


4-hiç gözün kapalı sadece sesleri dinleyerek karşıdan karşıa geçmeyi denedin mi? deneseydin yapabilirmiydin?
wanted :) deli olmadığım için bizim işyerinin olduğu trafiğe kapalı sokaktan karşı karşıya geçtim:)
5-gözlerin kapalıyken etrafına yaklaşan kişilerin sayısını tahmin edebilirmisin nasıl tahmin edersinn yazz
ediyorum ama çok konuşanları genelde :) sessiz birileri varsa onlar sayıya dahil edilmiyor yani :))
6-gözlerin kapalı birinin eline dokundunmu ? dokunduğunda kişiyi tanıyabilirmisin ?
vallahi benim bakabilmem için DNA sını filan incelemem lazım ;)
7-sol eline kalemi al solaksan sağ eline kalemi al ve kendimi sewiyorum yaz yazarken ne kadar zorlandın?
(kullandığın elin tersini kullanmak insanı farkındalığını geliştitir)

sen tanımazsın tubişim ama benim yanımda kişisel gelişimci bir arkadaş var :) ben o yüzden zorlanmadan yazıyorum 
8-hareketli bir müzik dinle ve en fazla  kaç tane enstrumanı tahmin edebildiğini yaz


4 tane


bu mim çok tutar nasılsa ben kimseyi mimlemiyorum :))))





20 Mart 2010 Cumartesi

2009 un izleri

Tesekkürler  tubişim işte mimine cevap...

20009'un bende bıraktıkları


1- yıkılan mutsuz bir evlilik
2- dünya tatlısı bir kız evlat
3- ömürlük gerçek bir dost
4-gerçekten güçlü olduğumun bilincine varmam
5 hayatı artık gerçekten çok sevmem :)


işte 5 maddede 2009 umarım 2010 bana güzel günlerin gelmesine vesile olur....


benimde mimlemem gerekiyormuş:
PUZZLE


ÇİĞDEM'LE MUTFAKTA


hadi bakalım cevap bekliyorum :)))

8 Mart 2010 Pazartesi

8 mart'a özel mimmm:)))



EVET SEVGİLİ ARKADAŞLARIM BUGÜN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ, GÖNÜL İSTERKİ BU GÜNDEN SONRA KADINLARIMIZIN EVİMİZDEKİ YERİ BAŞA TAC OLSA. GÖNÜL İSTERKİ KADINLAR ŞİDDETE MARUZ KALMASA, GÖNÜL İSTERKİ KADINLAR HAKETTİĞİ YERE BİR AN ÖNCE KAVUŞSA AMA ÖNCE TOPLUM OLARAK ZİHNİYETİMİZİ DEĞİŞTİREREK ERKEK EVLATLARIMIZI BİLİNÇLENDİREREK YETİŞTİRMEMİZDİR.

EVET BUGÜNÜN MİMİ BAYANLARIN EN CAN ALICI NOKTALARI ÇANTANIZIN İÇİNDE OLMAZSA OLMAZLARINIZ YAZIN BAKALIM;)

 tubişim
mutluysamnehos
kenαяđαki notℓαя

EVET KIZLAR MİMİME CEVAP BEKLİYORUM...

4 Mart 2010 Perşembe

Tefekkür

Hayatta herşey nasip, Gerçekten dayak bile nasiple yeniyor. önceleri bu söze kızardım ama doğru. Bazen hayatımızda çok şeyi değiştirmeye çalışıyoruz ve başaramıyoruz. gerçektende olaylar olacağına varıyor. ipler hiçbir zaman bizim elimizde değil, Bize düşense sadece dua ve tefekkür. Tefekkür ediyorum ben artık sıkca. Acizliğimin farkındayım artık, güçsüzlüğümün... Sadece Dualarımın hükmü var Rabbim isterse. O ol der olur. Rabbim Bu yazıyı okuyan herkesin Hakkında en hayırlıyı nasip et. Amin. Amin. Amin...

3 Mart 2010 Çarşamba

NE OLUR ÖLDÜRMEYİN ONUUU:(


Çağın hastalıklarından birini keşvettim son zamanlarda; ve bu beni çok üzdü. İçimizdeki çocuğu öldürmüşüz bizler yaralamışız, hastalandırmışız.... ve bütün sorunlarımız ondan sonra başlamış. halbuki o çocuğu sevgiyle büyütebilsek hatta büyütmeyelim o içimizde biryerlerde hep minicik kalsın arada yaramazlıklar yapsın, hoplasın gülsün oynasın ;) yaşasın dilediğince özgürce. içimizdeki çocuklar yaşasa dünyada kavga, ihanet, savaş olmaz. Neşe olur, Çocuklar ihaneti ve nefreti bilmezler. 

Bakıyorum çevreme hepimiz bebektik çok masumduk, Nasıl oldu da bu kadar hızlı ve kötü yönde değişebildik anlayamıyorum. Dünyamı kötü yoksa bizmi bu dünyayoı kötü yaptık anlıyamadım. Şeytan bu faktörlerin en büyüğü sanırım.

26 Şubat 2010 Cuma

lee:))

EVET "LEE" GELDİ :)))

Güney koreden lee geldi. Çalıştığm firmanın sattığı Tedavi ünitelerinin üreticisi lee geldi. çok tatlı kocaman bi suratı o kocaman suratta küçücük gözleri var. ayy ben korelileri çok seviyorum:)) çok doğallar. değişik kültürdeki insanları tanımak onlarla iletişim kurmak çok hoş bir duygu.

20 Şubat 2010 Cumartesi

yuppii bende mimlendim :)))


teşekkürler tubişim. kendimi 7 madde de anlatmam istenmiş ama sanırım ben maddelere sığmayacak insanlardanım ;)

* sıcak bir temmuz akşamında doğduğum içinmidir nedir bilmem şakacı ve espirili bir yönüm var. Çok dar zamanlarımda bile içim de bi ümit yüzümde hafif bir tebessüm vardır. hayallerim ve ümitlerim hiç bitmez benim. yıkıldığım anda mutlaka kendime yeni bir kapı açmalıyım yoksa tahammül edemiyorum yaşamaya..

* sınavkolikim. gündemde ne kadar sınav var ben oradayım. Artık öle bi işe yerleşiyim yada okulu bitiriyim diye hırs yapmıyorum. ama sınava girmediğim zamanlarda kendimi çok mutsuz hissediyorum.
* Aşk, ben aşk insanıyım, sonuna kadar sevmeli sonuna kadar sevilmeliyim, ortası beni tatmin etmez. ölümüne sevmeli ve tutkulu olmalı benim aşkım. zamanla yıpranma payı var tabi ama mümkünse garanti süresi en uzun olanından olsun benin aşkım.
*istanbul ve yağmurda yürümek benim yaşam felsefem. istanbul aşığıyım. istanbulda bütün dertlerimi unutuyorum. inanırmısınız o trafiği bile bana sanki terapi gibi geliyor. bunalınca hemen at kendini deniz kenarına. ohhh ne dert ne tasa. şimdi ankarada bunu bulamıyoruz ama mavi gölümüz moganımız var bizimde bayaa uzaklar ama bizde oralara gidiyoruz arada terapi için;) bide yağmurda yürüyoruz ara ara.. tabi yağarsa..

* duygusalım. bazen sokaktaki bi kedicik ağlamama sebep olabilir benim. hüzün ve neşeyi sonuna kadar yaşayan garip bir kişiliğim ben..
*kırılgan ve alınganım. sık sık olmasa da bazı davranışlar çok kırar beni. bunların başında yalan gelir. kırıldımmı kalbim doğrulmaz. ölümüne de sevsem bi anda soğuyuveririm ve mutlaka intikamımı alırım. er yada geç intikam  isterim ben.
*açıksözlüyüm. kimsenin yüzüne söyleyemeceğim şeyi arkasından konuşmam. doğrumu sonuna kadar savunurum ve hayata bütün iki yüzlülere rağmen sıkı sıkıya bağlıyım.

işte ben...
beğenen alır beğenmeyen bırakır kaçar :))))

evet benimde mimlemem gerekiyormuş:

berranincoptenekesi    
Yusufnâme               YUSUF
Aklımdaki kelimeler... SİYAH


sizleri mimledim. umarım yanıt verirsiniz. şimdiden teşekkürler.

18 Şubat 2010 Perşembe

HAYATA YILLAR EKLEDİK, YILLARA HAYAT KATAMADIK!!!

Mallarımız arttı, keyfimiz azaldı...
Daha büyük evlerde, ama küçük ailelerle yaşıyoruz.
Konforumuz art
tı ama zamanımız daraldı
Diplomamız bol ama sağduyumuz az...
Uzmanlıklar arttı ama sorunlar çoğaldı
İlaçlar çoğaldı, hastalıklar arttı..
Çok para harcıyoruz ama az gülüyoruz
Akşam geç yatıyor, sabah yorgun kalkıyoruz
Az kitap okuyor, çok televizyon seyrediyoruz..
Çok konuşuyor ama az gönül veriyor ve bol yalan söylüyoruz!!
Para kazanmayı öğrendik ama yuva kurmayı beceremedik..
Aya gidip dönmeyi biliyoruz ama komşumuza uğramak için karşı sokağa geçmiyoruz
Uzaya ulaştık ama kendi iç derinliklerimizden habersiziz!!
Havayı temizledik ama ruhları kirlettik
Atomu parçaladık, önyargılarımızı yıkamadık
Çok yazıyor ama az gelişiyoruz
Daha çok plan yapıyor ama daha az sonuç alıyoruz!!
Acele etmeyi öğrendik ama sabırlı olmayı asla..
Gelirimiz arttı, karakterimiz zayıfladı
Tanıdıklar çoğaldı ama dostlar eksildi!!!
Çabalar arttı ama mutluluklar azaldı
Daha mutlu olmak için somurtarak çalışı-yoruz
Varlığımızı arttırdık ama değerlerimizi yitirdik!!!
Ve nihayet!!!Kaydı Yayınla



HAYATA YILLAR EKLEDİK, YILLARA HAYAT KATAMADIK!!!

AHH DAYIM AHH


durgun geçen günlerimi değerlendirmediğime ne kadar pişmanım sevgili güncem. hep gidenlerime hayıflanırken önüme çıkacak fırsatları göremedim. cumartesi günü sınavım var adliyede. katiplik için 90 kelimeyi vuruyorum ama heyecan katsayım tavan yaptı şu son günlerde. kamu 3. sınıftayım ve sınavlarım yaklaşıyor. eylülde kpss var. ben sınavlara girmek için doğmuşum sanırım. bir sürü sınava giriyorum ve bundan zevk alıyorum. Yüksek yerde dayımın olmaması da sınavlara girmemde büyük etken sanırım ;) dayım olsaydı böylemi olurdu şimdi en kıyağından bi devlet dairesinde bilgisayar başında oturmuş aradan gelen vatandaş imza yada bi iş isteyince üffff hiç gelen gidende bitmiyor diye yakınmaya bile başlamıştım. ama dayımın olmaması eksikliğini şimdi daha da yaşıyorum. ahh neyse bizde sınavlarda dayısı olanlardan kalan kadrolara şans eseri atanma sırası bekleyeceğiz ne yapalım.

15 Şubat 2010 Pazartesi

HER YAŞ AYRI ŞEY ÖĞRETİR İNSANLARA


her yaş farklı şeyler öğretir insanlara

5 * Anne ve babamin birbirlerine bagirmalarinin beni korkuttugunu ogrendim.

7* Mesrubat icerken gulersem ictigimin burnumdan gelecegini ögrendim.

12* Bir seyin degerini anlamanin en iyi yolunun bir sure ondan yoksun kalmak oldugunu ögrendim.

13* Annemle babamin elele tutusmalarinin beni her zaman mutlu ettigini ögrendim.

15* Bazen,hayvanlarin kalbimi insanlardan daha fazla isittigini ogrendim.

18* Ilk genclik yillarimin keder,saskinlik,istirap ve asktan ibaret oldugunu ogrendim.

24* Askin kalbimi kirabilecegini,ama buna deger oldugunu ogrendim.

33* Bir arkadasi kaybetmenin en kestirme yolunun ona odunc para vermek olacagini ogrendim.

36* Onemli olanin, baskalarinin benim icin ne dusundukleri degil,benim kendi hakkimda ne dusundugum oldugunu ogrendim.

38* Esimin beni hala sevdigini,tabakta iki elma kaldiginnda kucugunu almasindan anlayabilecegimi ogrendim.

41* Bir insanin kendine olan guveninin, basarisini buyuk oranda belirledigini ogrendim.

44* Annemin beni gormekten her seferinde sonsuz mutluluk duydugunu ogrendim.

46* alnizca minik bir kart gondererek bile birinin gununu aydinlatabilecegimi ogrendim.

49* Herhangi bir isi, yaptigimdan daha iyi yapmaya calistigimda, o isin yaraticiliga donustugunu ogrendim.

50* Sevgi, evde ogretilmemisse, baska yerde ogrenmenin cok guc olabilecegini ogrendim.

53* Insanlarin, bana, izin verdigim bicimde davrandiklarini ögrendim.

55* Kucuk kararlari aklimla, buyuk kararlari ise kalbimle almam gerektigini ogrendim.

64* Mutlulugun parfum gibi oldugunu, kendime bulastirmadan baskalarina veremiyecegimi ögrendim.

70* Iyi kalpli ve sevecen olmanin, mukemmel olmaktan daha onemli oldugunu ogrendim.

82* Sancilar icinde kivransam bile, baskalarina basagrisi olmamayi ogrendim.

90* Kiminle evlenecegin kararinin, hayatta verilen en onemli karar oldugunu ögrendim.

95* Ogrenmem gereken daha pekcok seyler oldugunu ögrendim.

:)) KURNAZ KADIN ((:


Bir kadınla bir adam ayrı ,ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:
- Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey o...lmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatimizin sonuna kadar huzur içinde birlikte yasamamız için bir işarettir,' der.
Müthiş heyecanlanan adam:
- Evet, galiba haklisin,' diye cevap verir şaşkınlıkla.
Kadın :
-Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız,' diye devam eder ve şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar:
- Sen içmeyecek misin?
Kadın cevap verir :
- Hayır, ben polisi bekleyeceğim

13 Şubat 2010 Cumartesi


yüreğimin sızladığını hissediyorum. Bazen yalnızlığım sahip çıkıyor bana. Özlüyorum ama kimi neyi özlediğimi bilmiyorum.Sadece bekliyorum. Bekleyişim bir ömür sürsede umrumda değil neyi bile beklediğimi bilmeden bekliyorum. Hakettiğim gelecek bir gün ya da ben hakettiğime kavuşacağım. Ölümüm olacak belki kavuşmama vesile bilmiyorum. Derin sızılar var kalbimde, İsimsiz acılar var. tarifi mümkün olmayan heyecanlar. biliyorum oralardasın ve sende aynı rüyalardasın....

12 Şubat 2010 Cuma

karmaşa ve ben

karmaşa benim diğer adım sanırım. hayatım hep bi bilinmezlik ve karmaşa içerisinde devam ediyor. heyyy bu gün Ankara'da hava nemli. benim yüreğim gibi nemli. yapmak istediğim çok şey var. bu yıl kamu 3.sınıftayım ve okulumu kalmadan bitirmek istiyorum. Adliyenin sınavlarına giriyorum ve kpss sınavım var. öss ye girmeyi çok istedim ama bu yıl kafamda ona yer kalmadı :)
bide keman kursu istiyordum ama ona da vaktim yetmedi. hayatı ve yaşamayı çok seviyorum. sınavlara girmeyi çok seviyorum.  kendime hiç vakit bırakmadım bu hayatta. kimsenin beni üzmesine izin vermiyorum artık. bundan sonra kim olursa olsun beni üzemeyecek bua izin vermemek için elimden geleni yapacağım.

1 Şubat 2010 Pazartesi



adım glmscs. bende sizler gibi bir dünyalıyım. benimde sevinçlerim var şen kahkalarım. hüzünlerim var sonra gözyaşlarım ama ağlamıyorum artık. savaşıyorum artık içimdeki düşmanla. Hayatta ne yaparsanız yapın içinizdeki çocuğu öldürmeyin. kıymayın ona. üzmeyin, yormayın. kaç günlük dünyada yaşıyoruz ki şunun şurasında. içimdeki çocuk küsmüştü benim şimdi onunla barışmaya çalışıyorum. en son pamuk şeker yemeyeli ne kadar olmuştur acaba 2 yıl 3 yıl belki de 5 hatırlamıyorum bile. hele elma şekerini çok özledim. bide çocukluğumuzun allı ballıları vardı. şimdi yok en son 4 sene kadar oldu istanbulda yemiştim. ahh istanbul çok özledim. sultanahmet de ramazan bir başka eminönünde balık, üsküdar da huzur...
taksimde eğlence, ortaköy de neşe, kanlıca da yoğurt bir başka. senin her köşen bambaşka.
özledim seni istanbul vapurda simit çay muhteşem ikili denizde gezinen denizanaları. yuşa tepesinden de baktım sana. sana gelişimi özledim istanbul. senden sonra ben hiç ankara dan çıkmadım. doya doya bir seni gezdim. şimdi istanbulda olanlar ne şanslı. saatlerce trafik derdi, karda yollar tamamen tıkanır :) kışın nefes alınmaz havandan, yazın nemden durulmaz. sabah ezanıyla martıların sesi. insan bunaldım mı hemen en yakın sahile atıverir kendini. eylülün bir başka güzel temmuzun bir başka. yazın başka güzel kışın başka. yaşamak gerek seni, ta ciğerlere çekmek nefesini.
ey istanbul duy sesimi. bir gün gelip söz sana gelip bir daha da gitmeyeceğim.

30 Ocak 2010 Cumartesi

BEKLİYORUM


Büyük bir sabırla bekliyorum fırtına öncesi sessizlikteyim. Savaşıyorum hayatla ve umutlarımı gönderdim çoktaannn ıssız ummalara. arkamdan dalga geçenler olmuş. Aptal demişler :( kandırıyoruz piyon demişler.
Amannn ne demişlerse demişler. Ben bekliyorum. Yaradanıma o kadar güveniyorum ki. Görüyorum ama hiçbir şey yapmıyorum artık. Hangi yöne adım atsam bir duvarla karşılaşıyorum. Yıkmaya geldim duvarlarımı. bekliyorum hep büyük bir incelikle bekliyorum. Belkide artık demir almak vakti geldi bu limandan.
Ahh ankaram seni nasıl bırakacam bilmem. çocukluğum hayallaerim umutlarım ve Yalnızlığım burada kalacak. Ama yepyeni umutlar var ufukta gitsem belki de daha güzel olacak. sessizce giderim Ankaram kimseyi uyandırmam. İncitmem sana ayak basanları ve korkmam yeni umutlardan. Dönerim belki birgün sana bambaşka yaşamlardan selam getiririm belki Senin o soğuk çehrene gülücük serperim bir avuç...
Artık 40 lı yaşları aşmış kadın edasıyla uğurlarsın beni. Sadece sen uğurla beni başka kimse olmasın. Beni yalnızlığıma sürükleyenler asla gelmesin....

Aylardır kırgınım kendime. bir insanın kendine ettiğini inanın kimse etmiyor. Ben ne körmüşüm. içimdeki hazineyi keşfedememişim. Kırdılar beni incittiler ama en büyük kırgınlığım kendime. İnsanların beni incitmesine izin verdim. ve hayat buldum yine toprağın suya kavuşması gibi. Çok mutluyum artık. bir kızım var prensesim 25martta 2 yaşına girecek. sağlıklıyım. ve hayatta yeni sebepler arıyorum mutlu olmak için o kadar çok neden var ki es geçtiğimiz.
Kar yağdı ankara'ya bir kaç gün önce çok zevkliydi karlara uzandım. ellerime aldım karı. ve yağmur geldi karın ardından yağmurda yürüdüm. çok mutluyum. hayatı yaşamayı seviyorum. Kimse beni mutlu etmek için çaba göstermemiş olabilir ama O Rabbim ki bana mutlu olmak için bütün sebepleri vermiş.
İnsan mutluluğu uzaklarda aramamalı akşam eşiniz ve çocuklarınızla 1 bardak çayı şööyyylee karşılıklı huzurla içebiliyor sanız boş verin faturalarda biraz ödenmeyi versin. Ben bazen düşünüyorum mutlaka beni de uzaklarda düşünen birileri var. Ben dünyayı seviyorum Mutlaka Dünyada beni seviyordur.

şimdilik bu kadar. tekrar geleceğim :))))
korkuyorum..
hep düştüm ben
ayağım yanlış zamanlarda
yanlış yerlerde oldu hep
dizlerim kanadı benim
avuçlarım nasır tuttu bilmeyerek.

ağlıyorum bazen,
ağlamak yakışmıyor gül yüzüme
sonra bırakıyorum kovalamayı zamanı
saklanıyorum dipsiz kuyulara.

duvarlarım var benim artık
kimseye göstermediğim yanlarım
acılarım, hüzünlerim, kanayan yaralarım,
bir de ben varım sevda yorgunu...

25 Ocak 2010 Pazartesi

uçsuz bucaksız ummalara düştüm
ne uzanan el
ne de bir dost gördüm,
hayallerim yıkıldı, öldüm....

bazen kalkmak istedim sendeleyerek
sevdiklerim düşürdü beni hep iteleyerek
doğrularım yalan
sahtelerim hep gerçek..
ters düz oldu dünyam
bana ilahi aşk gerek.

24 Ocak 2010 Pazar

Batıla döndüm hakkı unuttum
zamanla kendimide unuttum
ağladım, haykırdım, kayboldum
zalimlerin elinde oyuncak oldum...

Bitmiyor Rabbim acılarım
Senden başka sığınacak dalım yok
senden başka dostum yok
Affet.. Affet... Affet..

Sen Affetmezsen beni
ne yaparım yapayalnız
helak olurum
kahrolur yok olurum..

20 Ocak 2010 Çarşamba


Kadın olmak ; sadece güzel olmak demek değil, gördüğünde o güzelliğin içinde erkeğin kendi ruhunu bulabilmesini sağlayabilmektir…
Kadın olmak ; ipek saçlar, pembe topuklar, ince bel değil, bütün bunların içerisinde bir hanımefendi olabilmeyi başarabilmektir..
Kadın olmak ; güzellik takıntısı içerisinde olmak değil, o güzelliğe akılda katabilmektir…
Kadın olmak ; insanları elinin tersiyle itip kendisinden uzaklaştırmak değil, avuçlarını sımsıkı kavrayarak insana emin ellerde olduğu duygusunu verebilmektir.
Kadın olmak ; çok konuşarak beynini didiklemek değil, sıradan ve kabullenilebilir yaşamın ne olduğunu bilebilmektir…
Kadın olmak ; şatafat düşkünü olmak değil, sımsıcak bir öpücüğün bir tek taş yüzükten daha değerli olduğunu anlayabilmektir…
Kadın olmak ; doğum günleri, evlenme günleri ve bilumum ardı arkası kesilmeyen özel gün sendromlarında pahalı hediyeler istemek değil, sadeliğin içerisinde fark edilebilir olabilmektir....
Kadın olmak ; hangi dizi başlamış, kimler oynuyor, kim kiminle yakalanmış bunları merak etmek değil, ekonomiden, politikadan, spordan ve kültürel olaylardan haberi olmaktır…
Kadın olmak ; sırf hatun numarasıyla cahilliğini gizlemek değil, bizi kim yönetir, oligarşi, monarşi, revalüasyon, ofsayt gibi kelimelerin anlamını bilmektir…
Kadın olmak ; gezip eğlenmek değil, pazar parasını kozmetiğe yatırmaması gerektiğini, domatesin, ekmeğin, soğanın, kıymanın kaç para olduğunu bilmektir…
Kadın olmak ; telefonda saatlerce cak cak konuşmak değil, sonradan gelen faturalara niye böyle fatura geldi acaba diye şaşırmamaktır…
Kadın olmak ; içi vıcık vıcık dedikodu yumağı içinde kaybolmak demek değil, eşini, dostunu kollamaktır…
Kadın olmak ; marka düşkünü, moda düşkünü olmak değil, sökük, paça boyu, fermuar dikebilmektir…
Kadın olmak ; marifetlerini sadece erkekleri elde ederken göstermek değil, tüm elinden gelen marifetleri içinden gelerek, göstermelik olmadan yapabilmektir…
Kadın olmak ; dır dır konuşup adamın sinirini bozup, kafatasını attırmak değil, körolası dilini gerektiğinde tutabilmektir....
Kadın olmak ; sadece alışveriş merkezlerine gidip ne bulduysa almak değil, sana don kilot almasını, gömlek ve ayakkabı numaranı bilebilmesidir…
Kadın olmak ; sadece kendi giyiminden sorumlu olup kendini giydirmek değil, zevki seni giydirecek kadar yerinde olmaktır…
Kadın olmak ; orada burada dedikodu yaparak, laf taşımak değil, seni ayıkla pirincin taşı durumlarına getirmemektir…
Kadın olmak ; güzel görünebilmek için orasını burasını her yeri görünene kadar açmak değil, dekoltesinin dozunu ayarlayabilmektir…
Kadın olmak ; saldırganlaşıp kafesinde kırbaçla eğitilmeye çalışılan bir aslana benzemek değil, yumuşak huylu olup erkeğinin dizlerinde tüyleri okşanan bir kedi olabilmektir…
Kadın olmak ; çağırdım, gelmedin, geç kaldın, aramadın, sormadın, kiminleydin, hesap ver demek değil, sana yüreğiyle güvenmek ve inançlarıyla sokulmaktır…
Kadın olmak ; sağda solda konuşulanları gerçekmiş gibi saymak değil, kimsenin arkasından konuşmamaktır…
Kadın olmak ; sınırları zorlayıp, salya sümük ağlamak, kıytırık nedenlerden hır gür çıkarmak demek değil, sözü dinlenir, anlaşılır olmaktır…
Kadın olmak ; hayatı giyim kuşam üzerine kurmak demek değil, giydiğin gömleğe hangi pantolonun yakıştığını, uyum ve uyumsuzluğun ne olduğunu bilmektir…
Kadın olmak ; dağa çıkarken rugan ayakkabı giymek değil, spor ayakkabısı ile topuklu ayakkabının ayrımı bilebilmektir…
Kadın olmak ; of yoruldum, beni ara, beni al, beni bul, bunu isterim demek değil, sence de uygunsa, yanındayım, ben gelirim, merak etme diyebilmektir...
Kadın olmak ; korkak ve çekingen olmak demek değil, seni seviyorum derken korkmamak, başka şeylerin arkasına gizlenmemek ve arkandan laf söyletmemektir…
Kadın olmak ; aklını sadece seksle bozmuş olmak değil, yanına boylu boyunca uzandığında göğsünde atan kalbinin yerine kendini, ruhunu, herşeyini koyabilmektir…
Kadın olmak ; yatağa boylu boyunca uzanmak değil, sana yatağa aşksız yatmadığını hissettirmektir…
Kadın olmak ; çıtır çerez gibi bir günlük olmak demek değil, gecelik değil ömürlük olarak yıllara rehaveti değil huzuru taşımaktır…
Kadın olmak ; sadece en seksi leydi olmayı bilmek değil, yeri geldiğinde hanım sultan olarak söz geçirmesini bilmektir…
Kadın olmak ; cıvık konulara takılıp zaman tüketmek değil, küsmemesini ve ayıp nedir öğrenebilmektir…
Kadın olmak ; sık boğaz edip yalancı durumuna düşürmek değil, karşısındaki insanı taşıyabilmektir…
Kadın olmak ; yapılan her tartışma sonunda karşısındaki insanı ayrılmakla tehdit etmek demek değil, sabırlı ve gururuna dokundurmadığı gibi, karşı tarafında gururunu incitmemeyi bilebilmektir..
Kadın olmak ; tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürsüz yemeklerle işi olmak demek değil, pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı kondurabilmek ve salatasız yemeğe oturmamaktır…
Kadın olmak ; temiz olmak için yarım şişe parfümü sıkarak süslü boyacı küpü olmak değil, öpüldüğü zaman etrafa buram buram parfüm değil aşk kokuları saçabilmektir…
Kadın olmak ; sadece istemek demek değil, seni bir hamur gibi karmasını bildiği gibi o hamura kendisini de katabilmektir…
Kadın olmak ; parası yokken ezik, varken kudurmuş olmak demek değil, paranın gücünü bilebilmektir…
Kadın olmak ; değerlerini bir anlık hevesler uğruna terketmek değil, namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanabilmek, yan gözle adam kesmemek, üstüne sevgili edinmemektir…
Kadın olmak ; sarışın, renkli gözlü, uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber olmak değil, sözüne güvenilir olmaktır…
Kadın olmak ; konuşulan her şeyi eşe dosta yetiştirmek değil, konuşulanların oradan dışarı çıkmamasını sağlayabilecek kadar sıkı bir çeneye sahip olmaktır…
Kadın olmak ; para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, tehditkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmak demek değil, rol yapmamaktır…
Kadın olmak ; komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmak değil, kendisini sevebilmektir…
Kadın olmak ; sadece koluna takıp gururla gezmesini bilmek değil, koynuna çekip şehvetle sevişmesini bilmektir…
Kadın olmak ; sadece ana olabilmek değil, çocuklarından saygı görmeyi, anaya babaya hürmet etmeyi de bilebilmektir…
Kadın olmak ; sevdiği insanı parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle sınırlamak değil, sevdiği insanı sadece o olduğun için sevebilmektir…