30 Ocak 2010 Cumartesi

BEKLİYORUM


Büyük bir sabırla bekliyorum fırtına öncesi sessizlikteyim. Savaşıyorum hayatla ve umutlarımı gönderdim çoktaannn ıssız ummalara. arkamdan dalga geçenler olmuş. Aptal demişler :( kandırıyoruz piyon demişler.
Amannn ne demişlerse demişler. Ben bekliyorum. Yaradanıma o kadar güveniyorum ki. Görüyorum ama hiçbir şey yapmıyorum artık. Hangi yöne adım atsam bir duvarla karşılaşıyorum. Yıkmaya geldim duvarlarımı. bekliyorum hep büyük bir incelikle bekliyorum. Belkide artık demir almak vakti geldi bu limandan.
Ahh ankaram seni nasıl bırakacam bilmem. çocukluğum hayallaerim umutlarım ve Yalnızlığım burada kalacak. Ama yepyeni umutlar var ufukta gitsem belki de daha güzel olacak. sessizce giderim Ankaram kimseyi uyandırmam. İncitmem sana ayak basanları ve korkmam yeni umutlardan. Dönerim belki birgün sana bambaşka yaşamlardan selam getiririm belki Senin o soğuk çehrene gülücük serperim bir avuç...
Artık 40 lı yaşları aşmış kadın edasıyla uğurlarsın beni. Sadece sen uğurla beni başka kimse olmasın. Beni yalnızlığıma sürükleyenler asla gelmesin....

Aylardır kırgınım kendime. bir insanın kendine ettiğini inanın kimse etmiyor. Ben ne körmüşüm. içimdeki hazineyi keşfedememişim. Kırdılar beni incittiler ama en büyük kırgınlığım kendime. İnsanların beni incitmesine izin verdim. ve hayat buldum yine toprağın suya kavuşması gibi. Çok mutluyum artık. bir kızım var prensesim 25martta 2 yaşına girecek. sağlıklıyım. ve hayatta yeni sebepler arıyorum mutlu olmak için o kadar çok neden var ki es geçtiğimiz.
Kar yağdı ankara'ya bir kaç gün önce çok zevkliydi karlara uzandım. ellerime aldım karı. ve yağmur geldi karın ardından yağmurda yürüdüm. çok mutluyum. hayatı yaşamayı seviyorum. Kimse beni mutlu etmek için çaba göstermemiş olabilir ama O Rabbim ki bana mutlu olmak için bütün sebepleri vermiş.
İnsan mutluluğu uzaklarda aramamalı akşam eşiniz ve çocuklarınızla 1 bardak çayı şööyyylee karşılıklı huzurla içebiliyor sanız boş verin faturalarda biraz ödenmeyi versin. Ben bazen düşünüyorum mutlaka beni de uzaklarda düşünen birileri var. Ben dünyayı seviyorum Mutlaka Dünyada beni seviyordur.

şimdilik bu kadar. tekrar geleceğim :))))
korkuyorum..
hep düştüm ben
ayağım yanlış zamanlarda
yanlış yerlerde oldu hep
dizlerim kanadı benim
avuçlarım nasır tuttu bilmeyerek.

ağlıyorum bazen,
ağlamak yakışmıyor gül yüzüme
sonra bırakıyorum kovalamayı zamanı
saklanıyorum dipsiz kuyulara.

duvarlarım var benim artık
kimseye göstermediğim yanlarım
acılarım, hüzünlerim, kanayan yaralarım,
bir de ben varım sevda yorgunu...

25 Ocak 2010 Pazartesi

uçsuz bucaksız ummalara düştüm
ne uzanan el
ne de bir dost gördüm,
hayallerim yıkıldı, öldüm....

bazen kalkmak istedim sendeleyerek
sevdiklerim düşürdü beni hep iteleyerek
doğrularım yalan
sahtelerim hep gerçek..
ters düz oldu dünyam
bana ilahi aşk gerek.

24 Ocak 2010 Pazar

Batıla döndüm hakkı unuttum
zamanla kendimide unuttum
ağladım, haykırdım, kayboldum
zalimlerin elinde oyuncak oldum...

Bitmiyor Rabbim acılarım
Senden başka sığınacak dalım yok
senden başka dostum yok
Affet.. Affet... Affet..

Sen Affetmezsen beni
ne yaparım yapayalnız
helak olurum
kahrolur yok olurum..

20 Ocak 2010 Çarşamba


Kadın olmak ; sadece güzel olmak demek değil, gördüğünde o güzelliğin içinde erkeğin kendi ruhunu bulabilmesini sağlayabilmektir…
Kadın olmak ; ipek saçlar, pembe topuklar, ince bel değil, bütün bunların içerisinde bir hanımefendi olabilmeyi başarabilmektir..
Kadın olmak ; güzellik takıntısı içerisinde olmak değil, o güzelliğe akılda katabilmektir…
Kadın olmak ; insanları elinin tersiyle itip kendisinden uzaklaştırmak değil, avuçlarını sımsıkı kavrayarak insana emin ellerde olduğu duygusunu verebilmektir.
Kadın olmak ; çok konuşarak beynini didiklemek değil, sıradan ve kabullenilebilir yaşamın ne olduğunu bilebilmektir…
Kadın olmak ; şatafat düşkünü olmak değil, sımsıcak bir öpücüğün bir tek taş yüzükten daha değerli olduğunu anlayabilmektir…
Kadın olmak ; doğum günleri, evlenme günleri ve bilumum ardı arkası kesilmeyen özel gün sendromlarında pahalı hediyeler istemek değil, sadeliğin içerisinde fark edilebilir olabilmektir....
Kadın olmak ; hangi dizi başlamış, kimler oynuyor, kim kiminle yakalanmış bunları merak etmek değil, ekonomiden, politikadan, spordan ve kültürel olaylardan haberi olmaktır…
Kadın olmak ; sırf hatun numarasıyla cahilliğini gizlemek değil, bizi kim yönetir, oligarşi, monarşi, revalüasyon, ofsayt gibi kelimelerin anlamını bilmektir…
Kadın olmak ; gezip eğlenmek değil, pazar parasını kozmetiğe yatırmaması gerektiğini, domatesin, ekmeğin, soğanın, kıymanın kaç para olduğunu bilmektir…
Kadın olmak ; telefonda saatlerce cak cak konuşmak değil, sonradan gelen faturalara niye böyle fatura geldi acaba diye şaşırmamaktır…
Kadın olmak ; içi vıcık vıcık dedikodu yumağı içinde kaybolmak demek değil, eşini, dostunu kollamaktır…
Kadın olmak ; marka düşkünü, moda düşkünü olmak değil, sökük, paça boyu, fermuar dikebilmektir…
Kadın olmak ; marifetlerini sadece erkekleri elde ederken göstermek değil, tüm elinden gelen marifetleri içinden gelerek, göstermelik olmadan yapabilmektir…
Kadın olmak ; dır dır konuşup adamın sinirini bozup, kafatasını attırmak değil, körolası dilini gerektiğinde tutabilmektir....
Kadın olmak ; sadece alışveriş merkezlerine gidip ne bulduysa almak değil, sana don kilot almasını, gömlek ve ayakkabı numaranı bilebilmesidir…
Kadın olmak ; sadece kendi giyiminden sorumlu olup kendini giydirmek değil, zevki seni giydirecek kadar yerinde olmaktır…
Kadın olmak ; orada burada dedikodu yaparak, laf taşımak değil, seni ayıkla pirincin taşı durumlarına getirmemektir…
Kadın olmak ; güzel görünebilmek için orasını burasını her yeri görünene kadar açmak değil, dekoltesinin dozunu ayarlayabilmektir…
Kadın olmak ; saldırganlaşıp kafesinde kırbaçla eğitilmeye çalışılan bir aslana benzemek değil, yumuşak huylu olup erkeğinin dizlerinde tüyleri okşanan bir kedi olabilmektir…
Kadın olmak ; çağırdım, gelmedin, geç kaldın, aramadın, sormadın, kiminleydin, hesap ver demek değil, sana yüreğiyle güvenmek ve inançlarıyla sokulmaktır…
Kadın olmak ; sağda solda konuşulanları gerçekmiş gibi saymak değil, kimsenin arkasından konuşmamaktır…
Kadın olmak ; sınırları zorlayıp, salya sümük ağlamak, kıytırık nedenlerden hır gür çıkarmak demek değil, sözü dinlenir, anlaşılır olmaktır…
Kadın olmak ; hayatı giyim kuşam üzerine kurmak demek değil, giydiğin gömleğe hangi pantolonun yakıştığını, uyum ve uyumsuzluğun ne olduğunu bilmektir…
Kadın olmak ; dağa çıkarken rugan ayakkabı giymek değil, spor ayakkabısı ile topuklu ayakkabının ayrımı bilebilmektir…
Kadın olmak ; of yoruldum, beni ara, beni al, beni bul, bunu isterim demek değil, sence de uygunsa, yanındayım, ben gelirim, merak etme diyebilmektir...
Kadın olmak ; korkak ve çekingen olmak demek değil, seni seviyorum derken korkmamak, başka şeylerin arkasına gizlenmemek ve arkandan laf söyletmemektir…
Kadın olmak ; aklını sadece seksle bozmuş olmak değil, yanına boylu boyunca uzandığında göğsünde atan kalbinin yerine kendini, ruhunu, herşeyini koyabilmektir…
Kadın olmak ; yatağa boylu boyunca uzanmak değil, sana yatağa aşksız yatmadığını hissettirmektir…
Kadın olmak ; çıtır çerez gibi bir günlük olmak demek değil, gecelik değil ömürlük olarak yıllara rehaveti değil huzuru taşımaktır…
Kadın olmak ; sadece en seksi leydi olmayı bilmek değil, yeri geldiğinde hanım sultan olarak söz geçirmesini bilmektir…
Kadın olmak ; cıvık konulara takılıp zaman tüketmek değil, küsmemesini ve ayıp nedir öğrenebilmektir…
Kadın olmak ; sık boğaz edip yalancı durumuna düşürmek değil, karşısındaki insanı taşıyabilmektir…
Kadın olmak ; yapılan her tartışma sonunda karşısındaki insanı ayrılmakla tehdit etmek demek değil, sabırlı ve gururuna dokundurmadığı gibi, karşı tarafında gururunu incitmemeyi bilebilmektir..
Kadın olmak ; tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürsüz yemeklerle işi olmak demek değil, pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı kondurabilmek ve salatasız yemeğe oturmamaktır…
Kadın olmak ; temiz olmak için yarım şişe parfümü sıkarak süslü boyacı küpü olmak değil, öpüldüğü zaman etrafa buram buram parfüm değil aşk kokuları saçabilmektir…
Kadın olmak ; sadece istemek demek değil, seni bir hamur gibi karmasını bildiği gibi o hamura kendisini de katabilmektir…
Kadın olmak ; parası yokken ezik, varken kudurmuş olmak demek değil, paranın gücünü bilebilmektir…
Kadın olmak ; değerlerini bir anlık hevesler uğruna terketmek değil, namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanabilmek, yan gözle adam kesmemek, üstüne sevgili edinmemektir…
Kadın olmak ; sarışın, renkli gözlü, uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber olmak değil, sözüne güvenilir olmaktır…
Kadın olmak ; konuşulan her şeyi eşe dosta yetiştirmek değil, konuşulanların oradan dışarı çıkmamasını sağlayabilecek kadar sıkı bir çeneye sahip olmaktır…
Kadın olmak ; para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, tehditkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmak demek değil, rol yapmamaktır…
Kadın olmak ; komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmak değil, kendisini sevebilmektir…
Kadın olmak ; sadece koluna takıp gururla gezmesini bilmek değil, koynuna çekip şehvetle sevişmesini bilmektir…
Kadın olmak ; sadece ana olabilmek değil, çocuklarından saygı görmeyi, anaya babaya hürmet etmeyi de bilebilmektir…
Kadın olmak ; sevdiği insanı parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle sınırlamak değil, sevdiği insanı sadece o olduğun için sevebilmektir…

19 Ocak 2010 Salı

sonbaharın kızı


ben bir sonbahar kızıyım
doğumum temmuz
bedenim yaz
yüreğim sonbahar.
hüzünlerim kışı yaşatır bazen
sevinçlerim baharı
ama ben hep sonbaharım.
döküldü yapraklarım,
sarardım soldum
herkes yazda yaşarken
ben mevsimimden de oldum...

14 Ocak 2010 Perşembe

neredesin


yolculuğum bitmedimi daha
neredesin ey sevgili
yolun düşermi birgün ayaklarımın bastığı topraklara
aynı yıldızlara bakarmıyız kimbilir.

gözlerim gözlerini arar oldu
hadi gözlerimin baktığı yerlere gel
nerdesin bilmiyorum
inan çoook özlüyorum.

heyy bak o kanayan kalp benim
çok acımıyor artık biliyormusun
ama hala sızlıyor ara ara
bu yaralar sevdiklerimden
birer hatıra artık bana
gelme artık istemem
doktor yasak etti sevmeyi...

13 Ocak 2010 Çarşamba

erkenmi bitti zaman


Neden erken bitti zaman
kim kapattı ışıklarımı
ahhh nerde çocukluk yıllarım
arkadaşlarım, okulum nerde?

kaybettiklerime mi yanayım
hiç bulamadıklarıma mı
hep kaybedişlerin mahkumu oldum
sanırım çok yoruldum.